
Kasım ayında, ABD’de tatil döneminin başlamasıyla özdeşleşen ve tüm dünyada bir indirim dönemi olarak karşılanan Black Friday ve Cyber Monday dönemi geride kaldı. KoçZer olarak bu yazıda tüm dünyada, ABD’de ve Türkiye’de kasım ayı indirim dönemine dair 2025 istatistiklerini derliyor; kasım indirimleri ve tedarik zinciri ilişkisine değiniyoruz.
Tüm dünyada her yıl merakla beklenen ve özellikle online alışverişte yeni zirvelerin kaydedildiği Black Friday ve Cyber Monday indirim dönemi geride kaldı. Kasım ayında, ABD'de tatil döneminin başladığı zaman aralığında, yalnızca ABD’de değil tüm dünyada kutlanan ve BFCM kısaltmasıyla da anılan indirim dönemi, markaların stokları eritmek, tüketicilerin de ihtiyaç duydukları ürünlere daha fazla indirimle erişmek için iple çektikleri zamanların başında geliyor. KoçZer olarak; yıllar içinde küresel bir fenomene dönüşen ve özellikle e-ticaretin de yaygınlaşmasıyla etkisi Türkiye’de de yoğun biçimde hissedilen bu alışveriş dönemine dair istatistikleri bu yazıda derliyoruz. Tüm dünyada, ABD’de ve Türkiye’de alışverişlerin indirim döneminde nasıl seyrettiğine netleşen istatistiklerle değiniyor, tedarik zinciri ve kasım indirimleri etkisine de ayrı bir parantez açıyoruz.
DHL verilerine göre, dünya çapında 4 tüketiciden üçünün alışveriş yaptığını söylediği Black Friday döneminde küresel veriler, çeşitli e-ticaret ağlarının yayımladığı spesifik raporlar üzerinden genel bir görünüm ortaya koyuyor. Önde gelen e-ticaret sağlayıcılarından Shopify’ın verileri, dünya çapında 81 milyondan fazla tüketicinin Shopify altyapısını kullanan sitelerden alışveriş yaptığını ortaya koyuyor.
Black Friday Statistics internet sitesinde derlenen verilerde, indirim dönemi boyunca küresel satışların 79 milyar dolarlık bir hacim yarattığı tahmin ediliyor. Ülkeler arası / sınır ötesi siparişlerin bu alışverişlerin %16'sını oluşturduğu düşünülürken, en çok satış yapılan kategoriler arasında üst giyim, kozmetik, fitness, beslenme ve spor gibi kategoriler öne çıkıyor ve mobil cihazların daha çok tercih edildiği görülüyor.
Adobe Analytics’in 2 Aralık’ta yayımladığı 2025 ABD Black Friday istatistikleri, Şükran Günü’nden BFCM’e kadar olan beş günlük alışveriş döneminde ABD perakende alışveriş sitelerinin 1 trilyondan fazla ziyaret edildiğini gösteriyor. Ülkedeki en çok tercih edilen 100 internet perakendecisinin verilerine dayanan rapor, tüketicilerin yalnızca Cyber Monday’de internetten 14,25 milyar dolar tutarında alışveriş yaptığını gösteriyor. 20:00 - 22:00 saatleri arasında zirveye ulaşıldığı, tüketicilerin bu saat aralığında dakikada 16 milyon dolar harcadığı görülüyor.
İndirim dönemi bu kez yapay zeka etkisi açısından da farklılaşıyor. Adobe tarafından yayımlanan raporda, üretken yapay zeka destekli sohbet servisleri ve tarayıcıların, tatil sezonunda önemli bir yer edindiği ve tüketicilerin indirim fırsatlarını yakalamasını kolaylaştırdığı belirtiliyor. Cyber Monday’de ABD perakende sitelerine yapay zeka tarafından sağlanan trafikte %670 artış tespit edilirken, sezonun başından beri, yani 1 Kasım - 1 Aralık tarihleri arasında bu artışın ise %760 olarak ölçülüyor.

Türkiye'nin öne çıkan ödeme altyapısı sağlayıcılarından iyzico da her yıl Türkiye'nin Black Friday karnesine ışık tutuyor. Ödeme altyapısı olarak iyzico'yu seçen üye işyerlerinin istatistiklerinden derlenen rakamlar, Black Friday döneminin ilk gününde saniyede 1.000 işlem gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor. Ortalama sepet tutarının 2.656 TL olduğunu gösteren veriler, alışveriş yapanların demografisini %60 kadın, %40 erkek olarak tespit ediyor.
Bölgesel kırılıma bakıldığında, işlemlerin %52'sinin, işlem hacminin ise %63’ünün Marmara Bölgesi’nden geldiği görülüyor. İstanbul’dan sonra en çok işlem yapan 5 şehir Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli olarak sıralanıyor. Alışverişlerin yarısı giyim ve kozmetik kategorilerinde görülürken, tüketicilerin tercihlerine eğlence (%11) ve elektronik (%4) ekleniyor.
Tüm dünyada tüketicilerin online alışverişe saatler harcadığı, işlem hacimlerinin ve işlem sayılarının zirve yaptığı, stokların zorlandığı indirim dönemi, dünyanın her yerinde, her ölçekten işletme için aynı zamanda bir tedarik zinciri testi anlamına da geliyor. Yalnızca satıcılar için değil, taşıyıcılar için de önemli bir sınav olan indirim dönemlerinin bu yönü, rakamlara da yansıyor.
Anvyl tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, tüketici markalarının %65’i, Black Friday ve Cyber Monday’i kapsayan indirim döneminden iki ila dört hafta önce stoklarını hazırlamayı hedefliyor. 2024’e dair veriler, son kilometre teslimatlarda yaşanan gecikmeler ver parçalı lojistik operasyonları nedeniyle, ilk ziyarette teslimat başarısının geçtiğimiz yıl %95,5’ten %95,2’ye düştüğünü gösteriyor. Her ne kadar küçük bir düşüş gibi görünse de bu, binlerce müşterinin gecikme yaşaması anlamına geliyor. Öte yandan Supply Chain Digital’da yer alan veriler, 2024’te son kilometre teslimat gecikmelerinin %70 arttığını, bu durumun da Avrupa genelindeki dağıtım ağlarının talebi karşılayamadığını gösteriyor.
Neyse ki bugün tedarik zinciri liderleri, yapay zeka araçlarının ve büyük verinin desteğiyle tedarik zincirini strese sokabilen yoğun talep dönemlerine önceden hazırlanabiliyor. Sistemler genelinde en yüksek trafik yoğunluğunu simüle etmek; tedarikçilerin, depoların ve taşıyıcıların aynı anda ölçeklenebildiğinden emin olmanın bir yolu olarak öne çıkıyor. Talep tahminleme algoritmaları, önceki yılların verilerini anlamlı içgörülere dönüştürebiliyor. Taşıyıcıları çeşitlendirmek, sadakat kaybına neden olabilecek potansiyel gecikmelerin önüne geçmeyi sağlıyor. Aynı zamanda yoğun indirim dönemlerinde kullanıcıyla yoğun ve istikrarlı iletişim, krizler için erken ve yerinde önlem almak anlamına geliyor.
Black Friday verileri, stok seviyelerinden son kilometre teslimata, taşıyıcı kapasitesinden ölçeklenebilir sistemlere; tedarik zincirinin her halkasının aynı anda sınandığı bir stres testi olarak konumlanıyor. E-ticaretin kalıcı, indirim dönemlerinin ise beklenen zamanlar olduğunu bir kez daha kanıtlayan Kasım 2025 Black Friday indirim dönemi, e-ticaret yapan her ölçekten işletmenin ancak ve ancak veriye dayalı öngörü ve denge kurma yetkinliğiyle ayrışabildiğini ortaya koyuyor. E-ticarette “hızlı kampanya” refleksi, tedarik zincirinde “çoklu senaryo” yaklaşımıyla desteklenmediği takdirde, kırılganlıklara ve sadakat kayıplarına neden olabiliyor. Böylece e-ticaret büyüdükçe ve kalıcı hale geldikçe, tedarik zincirinin hata toleransı neredeyse sıfıra iniyor.
Mevcut küresel konjonktürde satın alma ve tedarik zinciri yönetimi artık tek bir “en iyi” planla değil, farklı olasılıklar arasında hızlı geçiş yapabilme becerisiyle özdeşleşiyor. Çoklu senaryolar arasında yön bulabilme, talebe ve operasyonel güçlüklere göre yeni oyun planlarına hızlı geçiş yapabilme gibi yetkinlikler, her ölçekten e-ticaret yapan işletmenin ayrışmasının ön koşuluna dönüşüyor. Tüm bu çıkarımlar, tedarik zincirinde esnekliğin, öngörünün ve modelleme yetkinliklerinin rekabet avantajı kazandırmanın ötesinde, operasyonel sürdürülebilirliği sağlamanın ön koşulu olduğunu gösteriyor.