TREN

13 EKİM 2025

KPMG 2025 Global CEO Görünümü araştırması: “Temkinli iyimserlik” sürüyor

GettyImages-1360030162.jpg

Dünya çapında jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler devam ederken, CEO’ların ajandasını nasıl şekillendiriyor? KPMG’nin bu yıl 11.’sini yayımladığı CEO görünümü araştırması, CEO’ların %79’unun kendi kuruluşlarının geleceği konusunda iyimser olduğunu gösteriyor.

Küresel danışmanlık şirketi KPMG, küresel CEO ajandasının nabzını tutan raporu KPMG 2025 Global CEO Görünümü araştırmasının 11. edisyonunu yayımladı. 5 Ağustos - 10 Eylül 2025 tarihleri arasında dünya çapında 1.350 CEO ile gerçekleştirilen anketlere dayanan rapor, CEO'ların düşünce yapısı, stratejileri ve planlama taktikleri hakkında bakış açısı sunuyor. Araştırmada yer alanların tamamını, yıllık geliri 500 milyon doların üzerindeki şirketlerden oluşuyor. Avustralya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Japonya, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD’den, aralarında varlık yönetimi, otomotiv ve bankacılığın da olduğu 12 önemli sektörü kapsayan araştırma, güçlü örneklem setiyle küresel iş dünyasının beklenti ve endişelerine ışık tutuyor.

CEO dünyasının hakim teması “temkinli iyimserlik”

KPMG raporunun en çarpıcı bulgularından biri, iyimserlik seviyelerinde görülüyor. ABD’de hükümet kapanmasının ülke tarihinin en uzunu olarak gerçekleştiği, ekonomik gerilimlerin küresel ticarete yön verdiği, bölgesel çatışmaların sürdüğü bir dönemde küresel ekonomiye olan güven pandemi seviyelerine düşmüş olsa da, CEO’ların %79’u, kendi kuruluşlarının geleceği konusunda iyimser olduklarını söylüyor. CEO’ların yenilik ve yatırım ajandasının başında ise, gelecekteki büyümeyi desteklemek ve sürdürmek için, yapay zekaya yatırım (%71) yer alıyor. Liderler, potansiyeli yüksek yeteneklerin elde tutulup yeniden eğitilmesini de (%71) önceliklerinin ilk sıralarında sayıyor.

confidence.png

Geleceğe bakıldığında, CEO’ların çoğunluğu önümüzdeki 3 yıl içinde artan gelirler, son dönemde hız kazanan işten çıkarmalara rağmen, artan bir işgücü öngörüyor. Öte yandan CEO’lar, yapay zeka yatırımlarından sonuç görmek istiyor. Zira çoğu lider, artık 1 ila 3 yıl içinde sonuç almayı bekliyor. Bu rakamın 2024’te 3 ila 5 yıl olarak kaydedilmesi, CEO’ların YZ beklentilerinin arttığını vurguluyor.

En önemli liderlik yetenekleri: Çeviklik, hızlı karar alma, şeffaflık, risk yönetimi

Dünyanın içinde yaşadığı “çoklu krizler” çağı, CEO’ların kuruluşlarının rollerini ve yeteneklerini yeniden düşünmeleri mecburiyetini ve büyüme stratejilerini mevcut değişkenlere göre planlamaları gerekliliğini beraberinde getiriyor. Daha fazla çeviklik ve daha hızlı karar alma (%26), iletişimde şeffaflık (%24), riskleri belirleme, önceliklendirme ve yönetme becerisi (%23), bugün ihtiyaç duyulan en önemli liderlik yetenekleri olarak görülüyor. Riskler açısından en büyük tehdit ekonomik belirsizlik olarak görülüyor. Ancak riskler yalnızca ekonomik değil. Bu da CEO’ların aynı anda pek çok baskıyı yönetmesini gerekli kılıyor. Ancak fırsatları yakalayıp riskleri yönetebilen kuruluşların önü açık gibi görünüyor.

isgucu.png

Küresel ekonomiye güven 5 yılın en düşük seviyesinde

Mevcut jeopolitik ortamda CEO’ların küresel ekonomiye olan güveninin son beş yılın en düşük seviyesine gerilediği görülüyor. 2024’te %72 olarak ölçülen ekonomik güvenin bu yılki rakamı, %68. Bu düşüşe rağmen CEO’lar kendi şirketlerinin geleceğine dair iyimserliğini koruyor. CEO’ların %61’i önümüzdeki üç yılda en az %2,5 kâr artışı öngörüyor.

Ekonomiye güvenin düşük seyrettiği bu dönemde CEO’ların güven kaynakları çalışanlar, yapay zeka, birleşme ve satın almalar, organizasyonel yapı olarak sıralanıyor. Liderlerin %92’si istihdamı artırmayı planlıyor. %69’u, bütçelerinin beşte birine kadarını yapay zekaya ayırıyor. Liderlerin %89’u, önümüzdeki üç yılda birleşme ve satın almaların orta ile yüksek düzeyde etki yaratmasını bekliyor.

Güven, yatırımlar ve beklenti yüksek

Yapay zekaya önemli ölçüde yatırım yapan ve bu teknolojiden beklentileri de günden güne yükselen küresel CEO’ların dörtte üçü (%74), şirketlerinin bu teknolojinin hızlı gelişimine ayak uydurabileceğine inanıyor. CEO’lar artık yalnızca YZ’nin potansiyeline değil, ölçeklenebilir ve ölçülebilir sonuçlar elde ettiğine de inanıyor. Başarılı şirketler; kaliteli veri, çalışan hazırlığı ve güven temelli esnek YZ yönetişimine yatırım yapıyor. Liderlerin %84’ü, tüm seviyelerde çalışanların YZ ile deney yapmasının benimsemeyi hızlandırdığına inanıyor. %46’sı ise YZ’nin iş rollerine olası etkileri konusunda çalışanlarıyla açık iletişim kuruyor.

Liderlerin %57’si, agentic AI’ın üretken yapay zeka kadar önemli etki yaratacağını düşünüyor. Yine de bu hız ve etki potansiyeli, bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Liderlerin %76’sı, güçlü bir yönetişim altyapısına sahip olduklarını belirtse de, etik zorluklar (%59), veri hazırlığı (%52) ve düzenleme eksikliği (%50); CEO’ların YZ benimsemesi konusunda yön bulmasını bir bakıma zorlaştırıyor.

Teknolojiyi insan odaklı bir biçimde devreye almak

İşgücünün, yapay zekadan verimlilik kazanımları elde etmede kritik rol oynadığını kabul eden küresel liderler, teknolojiyi insan odaklı bir biçimde devreye alma konusunda da kararlı görünüyor. Bunun için ekipler yeniden şekillendiriliyor, çalışanlara yeni beceriler kazandırılıyor, yeni yetenekler için alan açılıyor ve görev tanımları yeniden düşünülüyor.

Liderlerin %77’si, yapay zekaya hazır ve bu alanda yetkin bir işgücünün önümüzdeki üç yılda şirketlerinin başarısını doğrudan etkileyeceğini düşünüyor. Ancak YZ yetenek havuzunun sınırlı olması, işgücü piyasasında rekabeti de artırıyor. CEO’ların %70’ine göre YZ alanındaki yetenek rekabeti, şirketlerin başarısını kısıtlama potansiyeli taşıyor.

İşgücü gündemindeki bir diğer önemli konu da piyasadaki değişimler ve demografik dönüşümler. CEO’ların %30’u, geleceğin kritik becerilerinde kuşaklar arası farkların büyümesini, %24’ü ise emekli olanların yerini dolduracak yetenek eksikliğini önemli bir risk olarak değerlendiriyor. Çok kuşaklı işgücünü yönetmek de artık yönetim kurulları için yeni bir stratejik önceliğe dönüşüyor.

Yapay zeka ÇSY süreçlerine dahil oluyor

ABD seçimleri sonrası küresel paradigmada yaşanan değişim, ÇSY (çevre, sosyal, yönetişim) gündemini arka plana atılmış gibi gösterse de, sonuçlar aksini söylüyor. Bölgesel farklılıklara rağmen küresel liderlerin büyük çoğunluğu, sürdürülebilirlik hedeflerine güçlü bir biçimde bağlı kalmayı sürdürüyor.

CEO’ların %61’i, 2030 net sıfır hedeflerine ulaşma yolunda olduklarını belirtiyor. Geçtiğimiz yıl %51 olarak ölçülen bu oranda iyileşme göze çarpıyor. Bu artışın nedeni, birçok şirketin ara iklim hedeflerini gözden geçirip, bunları iş stratejileriyle daha gerçekçi ve uyumlu hale getirmesi olarak görülüyor. Net sıfır veya benzer iklim hedeflerine ulaşmanın önündeki en büyük engellerin başında ise tedarik zincirlerinin karbondan arındırılmasının karmaşıklığı (%25) geliyor.

Yapay zeka, ÇSY konusunda da önemli bir beklenti kaynağı olarak konumlanıyor. CEO’lar, YZ’nin sürdürülebilirlik ve karbon azaltma çabalarına katkı konusundaki potansiyelini fark ediyor ve bu teknolojiyi bu alanda kullanıyor

surdurulebilirlik.png

Bir diğer öncelik ise ÇSY raporlaması. Liderlerin yarısı (%51), yatırımcı ve düzenleyici kurumların değişen beklentilerini karşılamak için uyum ve raporlama standartlarını önceliklendiriyor. CEO’ların üçte ikisi (%65), sürdürülebilirliği tamamen iş stratejilerine entegre ettiklerini ve bunun uzun vadeli başarı için kritik olduğuna inandıklarını belirtiyor. Ancak sermaye yatırımı kararlarına sürdürülebilirlik kriterlerinin tam olarak entegre edilmesi konusunda hâlâ yol alınması gerekiyor; yalnızca %29, bu entegrasyonun kapsamlı biçimde gerçekleştiğini ifade ediyor.

KPMG’nin raporunun tamamına buradan ulaşılabiliyor.

BU İÇERİĞİ PAYLAŞ

Bize Ulaşın
logo