TREN

28 ARALIK 2025

Teneo Vision 2026: CEO’ların 2026 Beklentileri

GettyImages-1477040217.jpg

Küresel danışmanlık şirketi Teneo tarafından yayımlanan Teneo Vision 2026 araştırmasına göre küresel CEO’lar, yeni yılı ölçülü bir iyimserlik ve keskin bir gerçekçilikle karşılamaya hazırlanıyor. CEO’ların %73’ü, küresel ekonominin önümüzdeki yıl iyileşmesini bekliyor.

Küresel danışmanlık şirketi Teneo, 350'den fazla küresel CEO ve 400 kurumsal yatırımcının görüşlerini yansıtan 2026 görünümü araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Teneo Vision 2026 araştırması, küresel CEO’larla yatırımcıların yeni yıldan beklentilerine ışık tutuyor. KoçZer olarak bu yazıda, “büyüme görünümü”, “küreselleşme”, “yapay zekayı ölçeklemek” ve “işgücü” odaklarında önemli içgörülere yer veren rapordan öne çıkanları bir araya getirerek, geleceği planlamak için işe yarar olabilecek küresel referanslar sunuyoruz

Büyüme görünümü: Ölçülü güven

19 trilyon dolarlık şirket ve portföy değerini temsil eden CEO ve yatırımcıların katıldığı araştırmanın sonuçları, 2026 yılının ilk yarısında küresel ekonomik görünümün olumlu olacağına işaret ediyor. Ancak yıllık bazda bir gerileme gözlemleniyor. CEO’ların %73’ü ve yatırımcıların %82’si, 2026’da iyileşme bekliyor. Aynı rakamların 2025’te sırasıyla %77 ve %86 olduğu biliniyor.

Özellikle büyük sermayeli şirketlerin CEO’larının güveni, bir yılda 20 puan düşerken, orta sermayeli şirketlerin CEO ve yatırımcıları, dikkate değer bir çoğunlukla iyimserliğini koruyor. Teneo uzmanları, dalgalanma ve belirsizlik çağında bu kalıcı ekonomik iyimserliği, liderlerin uyum sağlama, uygulama ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirme yeteneklerine olan güvenleri olarak yorumluyor. Belirsizliğin sürekli olduğu bir ortamda coğrafi çeşitlendirme, tedarik zincirini yeniden yapılandırma veya yapay zeka yatırımı gibi alanlarda sahip olunan çeviklik, kritik başarı faktörü olarak değerlendiriliyor.

m&a-piyasasi.jpg

Birleşme ve satın alma iyimserliği sürüyor

Birleşme ve satın alma (M&A) piyasasına dair beklentilerde benzer bir geri çekilme görülse de iyimserlik sürüyor. CEO’ların %78’i ve yatırımcıların %77’si, daha fazla M&A aktivitesi görmeyi bekliyor. Her iki grup da tüm bölgelerde yüksek sermaye maliyetlerini M&A işlemlerinin önündeki en büyük engel olarak gösteriyor. Büyük sermayeli şirketlerin, orta ölçeklilerden daha iyimser olduğu görülüyor.

Küreselleşme yeniden hizalanıyor

ABD, küresel CEO’larca yatırım için en cazip pazar olarak görülmeye devam ederken, Hindistan’ın da yıldızı parlıyor. CEO’lar, 5 yıl içinde Hindistan’ın iş stratejileri açısından önemi konusunda Çin ile eşit seviyeye ulaşacağına inanıyor. CEO’lar Hindistan’ı talep motoru ve yetenek merkezi olarak görüyor. Pazar büyümesi ve inovasyonun, liderlere göre küresel rekabet gücünü artırması bekleniyor.

Hindistan yükselirken, Çin’in uzun vadede iş ve yatırım stratejilerinin merkezinde kalmaya devam edeceği düşünülüyor. Ankete katılan yatırımcı ve CEO’lar, Çin’in büyüyen orta sınıfının, üretim maliyetlerinin uygunluğunun, tedarik zinciri ölçeğinin, enerji kaynaklarının ve Ar-Ge yatırımlarının eşsiz olarak değerlendiriyor.

pazar-firsatlari.png

Öte yandan CEO’ların %60’ının yatırımcıların da %57’sinin, küreselleşmeden çıkışın (deglobalization) hızlandığı konusunda hemfikir olduğu görülüyor. Bu veride bölgesel farklılıklar göze çarpıyor. Örneğin Latin Amerika’daki liderler, küreselleşmeden çıkışı daha keskin bir şekilde hissediyor; zira bölge doğrudan ABD ve Avrupa tedarik zinciri yeniden yapılanmasından etkileniyor. Ancak Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) egemen devlet odaklı kalkınma programlarına ve enerji geçiş lojistiğine bağlı güçlü yatırım akışlarından yararlanmaya devam ederken, bu hissin daha az yansıdığı bir pazar olarak öne çıkıyor.

Yapay zeka, yatırımların en hızlı artacağı tek alan

Araştırma sonuçları, yapay zekanın, CEO’ların 2025’ten daha hızlı bir oranda yatırım artırmayı planladığı tek teknoloji olarak öne çıkıyor. CEO’ların %68’i, yapay zeka harcamalarını yükselteceklerini söylerken, yapay zekanın vadettiği değere olan güven de güçleniyor. CEO ve yatırımcıların %84’ünden fazlası, yapay zekanın şirketlerin aksaklıklarla başa çıkmasına anlamlı bir şekilde yardımcı olduğunu söylüyor.

yz-data.jpg

Beklentilerin hızlanması da dikkat çekiyor. Yatırımcıların yarısından fazlası, yeni yapay zeka girişimlerinin 6 ay veya daha kısa sürede getiri sağlamasını beklerken, büyük ölçekli şirketlerin CEO’larının yalnızca %16’sı bunun “ulaşılabilir” olduğunu düşünüyor. Henüz yatırım getirisi oranları beklenen seviyelerde değil. CEO’lar, mevcut yapay zeka projelerinin yarısından azının yatırım getirisi (ROI) açısından pozitif olduğunu söylüyor. En büyük kazanımlar, iç süreçlerdeki verimlilikte, idari ve müşteri odaklı uygulamalarda görülüyor.

Yapay zeka işgücünü yeniden şekillendiriyor

Yapay zekanın işgücüne etkisi konusunda ise tersine sinyaller geliyor. Çoğu CEO ve yatırımcı, yapay zekanın 2026’da tüm seviyelerde işe alımlarda artışa yol açacağını bekliyor. Bu kısa vadeli değişim, yapay zekanın gelecekteki verimlilik, maliyet ve ticari potansiyelini ortaya çıkarmak için çok önemli. CEO’ların %67’si, yapay zekanın giriş seviyesi çalışan sayısını artırdığını, %58’i ise üst düzey liderlik rollerinin genişleyeceğini düşünüyor. 2 CEO’dan biri, yapay zeka ve otomasyonun işgücünü desteklemek için kullanımını artırmayı ve yetenekleri geliştirmeyi 2026’da kuruluşları için en önemli öncelikler olarak sıralıyor.

Liderlerden beklenen yetkinlikler dönüşüyor

CEO’ların çoğunluğu, yapay zeka, inovasyon ve çevikliğin geleceğin liderleri için temel yetkinlikler olduğuna inanıyor. Yatırımcılar ise özellikle stratejik düşünme ve kavrama gücünü önceliklendiriyor. Analistler bu sonuçları liderlerin yapay zekayı sadece hız kazanmak için değil, iş modellerini uzun vadeli olarak yeniden tasarlamak ve dayanıklılık sağlamak için kullandığını gösteriyor.

Yapay zeka stratejisi kimin sorumluluğunda?

CEO’lar, yapay zekada stratejiyi belirlemeyi kendi sorumlulukları olarak görürken, teknik uygulamaları CIO ve CTO’lara bırakma eğilimi gösteriyor. Bu iki bakış açısını ayrıştırmak yerine, iş değeri ve teknolojik gerçekleri üst yönetimde birlikte ele alan şirketler ise öne çıkıyor. Yapay zeka artık bir teknoloji projesi değil, doğrudan işin geleceğiyle ilgili bir dönüşüm ve burada sorumlulukları ayrıştırmaktan çok, birleştirmek önem kazanıyor. Yapay zekadan rekabet avantajı elde etmenin yolu, teknolojiden çok yeni liderlik anlayışı ve insan odaklı yetkinliklerden geçiyor.

KoçZer bu tabloyu nasıl okuyor?

Küresel salgından bu yana liderlerin ajandasından düşmeyen "belirsizlikle mücadele edebilme kapasitesi", artık güçlenen bir kasa dönüşmüş durumda. Dünyanın dört bir yanında, milyarlarca dolarlık ticaret hacmine liderlik eden CEO ve yatırımcılar, hızlı kararlardan çok doğru yapılar kurmaya; ani hamlelerden çok dengeli adımlara odaklanıyor. Araştırma verilerinden; teknolojinin tek başına yeterli olmadığı, teknolojinin gerçek değerine insan kaynağı, kültürel dönüşüm, liderlik anlayışı, yetenek yönetimi ve işbirliği modelleriyle gerçek potansiyeline kavuşacağı okunuyor. Yapay zeka gibi devrim niteliği taşıyan teknolojiler ölçülü iyimserliği desteklerken, liderlerin esneklik ve çeviklik kaslarına güveni arttıkça, büyümeye ve iş modellerini sürdürebilmeye dair iyimserliği de artıyor. Krizlere alışan iş dünyasında hizalanma kabiliyetleri geliştirenler ve doğru ihtiyaçlar için doğru partnerlerle çalışanlar, hedeflerine ulaşma konusunda daha avantajlı konuma geçiyor.

Raporun tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.




BU İÇERİĞİ PAYLAŞ

Bize Ulaşın
logo