TREN

20 EKİM 2025

Tarifeler, Enflasyon, Belirsizlik: Yapay Zeka Benimsemesinin 3 İtici Gücü

GettyImages-2161348000 (1).jpg

Yapay zeka benimsemesinin itici güçleri arasında, potansiyelinin yanı sıra tarifeler, enflasyon ve belirsizlik öne çıktı. Economist Impact tarafından yayımlanan güncel bir araştırma, şirketlerin %71’inin tarifeler, enflasyon ve jeopolitik dalgalanmalara yanıt olarak yapay zeka projelerine hız verdiğini ortaya koydu.

Yapay zeka; tedarik zinciri ve satın almadan finansa, insan kaynaklarından operasyona, pek çok iş birimini dönüştürüyor. Ancak güncel bir araştırma, bu dönüşümün arkasındaki itici gücün yalnızca yapay zekanın potansiyeli olmadığını ortaya koyuyor. Economist Impact tarafından yürütülen küresel araştırmanın sonuçları, 10 şirketten 7’sinin (%71) tarifeler, enflasyon ve jeopolitik dalgalanmalara yanıt olarak yapay zeka projelerine hız verdiğini gösteriyor. İşinizin yarınları için gereken satın alma ve tedarik zinciri çözümlerini bir araya getiren KoçZer olarak bu yazıda, Economist Impact’in “Tedarik Zincirinin Jeopolitik Dayanıklılık İçin Yapay Zekaya Yaptığı Büyük Yatırım” başlığıyla yayımladığı raporun çarpıcı bulgularını derliyoruz.

Çağdaş iş ortamının doğası: Karmaşıklık ve belirsizlik

Raporun giriş bölümünde, bugünün iş iklimini tanımlamak için iki kelime kullanılıyor: Karmaşıklık ve belirsizlik. Economist Impact analistleri, küresel şirketlerin çok katmanlı tedarik zincirlerine güvendiğine, ancak savaşlar, tarifeler ve ani politika değişikliklerinin ortaya çıktığı durumlarda bu güvenin istikrarsızlaştığına dikkat çekiyor. Analistler, buna benzer anomali zamanlarının teknolojide büyük gelişmelere yol açtığına atıfta bulunmak için, 2. Dünya Savaşı’nda ABD radarlarına güç sağlama isteğinin yarı iletken sektörünü ileri taşıdığına; pandeminin ofisleri kapatmasının bulut bilişimde yaşanan ilerlemeye neden olduğuna değiniyor. Bu denkleme göre bugünün liderleri, mevcut karmaşıklıkları atlatmanın bir yolu olarak yapay zekaya güveniyor.

10 şirketten 7’si yapay zeka yatırımlarına hız verdi

Son yıllarda Jeopolitik Risk Endeksi'nin Afganistan ve Irak'ta başlayan savaşlarda görülen seviyelere ulaştığını hatırlatan rapor, bu belirsizliğin tedarik zincilerini kesintiye uğrattığına, özellikle gümrük tarifelerinin çeşitli malzemelerin eksikliğini beraberinde getirdiğine vurgu yapıyor. Tam da bu nedenle, iş liderlerinin önemli bir çoğunluğu (%71), şirketlerinin Trump yönetiminin politika belirsizliğine yanıt olarak yapay zeka dağıtım hızını artırdığını ifade ediyor. Özellikle gümrük vergilerinden etkilenme olasılığı daha yüksek olan Avrupa (%78) ve Asya-Pasifik (%81) bölgelerindeki katılımcıların, Kuzey Amerika kıtasındaki muadillerine kıyasla yapay zekaya daha çok güvendiği görülüyor.

Yatırım yapanların beklentileri ve iyimserlikleri yüksek

Yöneticiler yapay zekayı benimsemek ve benimseme eğiliminin gerisinde kalmamak için yarışırken, yapay zekayı sonuç üreten bir teknolojiye dönüştürmeye yönelik araştırmalar sürüyor. Liderlerin %49’u, yapay zeka destekli jeopolitik risk araçlarından 12 ay içinde net bir finansal getiri beklediklerini ifade ediyor. İyimserlik seviyesiyle yatırım odağı arasında da bir korelasyon göze çarpıyor. Zira Avrupa’daki liderlerin %58, Asya-Pasifik’teki liderlerin %47’si; Kuzey Amerika’daki işletmelere (%42) kıyasla daha iyimser bir manzara çiziyor. Sektörel bazda bakıldığında ise jeopolitik risklere karşı yapay zeka yatırımlarından getiri bekleyenlerin en çok teknoloji sektöründe yoğunlaştığı görülüyor.

sektorel.png

“Liderler hayal eder, çalışanlar zorlanır”

Yatırım ve beklentiler giderek yükselse de, yapay zekanın gerçek uygulamalara dönüşmesi konusunda gecikme ve aksaklıklar yaşanıyor. Başarıya en yakın kullanım alanlarının ilk sırasında, kuruluşlarının %52’sinin “tam entegrasyon” raporladığı öngörüsel analitik yer alıyor. Şirketlerin %15’inden azı, yapay zekayı tedarikçi izleme, anormallik tespiti veya jeopolitik takip için kullanıyor. İş liderleri bir yandan artan üretim ve işçilik maliyetleriyle, tedarik istikrarsızlığıyla karşı karşıya kalıyor; bir yandan da bu ortamda yapay zeka yatırımlarını sonuç üreten uygulamalara dönüştürme konusundaki aciliyetin gerginliğini yaşıyor.

Sonuç alma süresi uzadıkça, mevcut durumlar da kötüye gitme riski taşıyor; zira şirketlerin dörtte üçünden fazlası, temel bileşenlerin bulunabilirliğinin kötüleştiğini ifade ediyor. Tüm bu veriler, liderlerin iyimser yaklaşımıyla günlük uygulama arasında bir güven boşluğu doğuruyor. Üst düzey yöneticilerin üçte ikisi, yapay zekanın 12 ay içinde getiri sağlamasını bekliyor. Genç liderlerin %50'sinden azı bu görüşü paylaşıyor.

kullanim-alanlari.png

Yapay zeka temelli riskler artacak mı?

Liderlerin günlük işleri boyunca odaklanmaları gereken bir diğer konu da yönetişim riskleri olarak öne çıkıyor. Dört liderden biri, önümüzdeki üç yıl içinde yapay zekayla ilgili risklerin artmasını bekliyor. Bu da güven ve yetenek arasındaki boşluğun genişlediğini ortaya koyuyor. Şirketler jeopolitik ve ekonomik şokları yönetmek için hızla yapay zekayı devreye alırken, pek çoğunun bu yatırımların karşılığını alıp almayacağını belirleyecek olan veri hazırlığı, yönetişim ve hesap verebilirlik gibi temel zorlukları göz ardı ediyor.

Eski sistemler bariyer oluşturuyor

Economist Impact’in raporu, tedarik zincirlerinin önündeki en büyük engelin teknoloji değil, eski sistemler olduğuna dikkat çekiyor. Zira eski altyapılar, kuruluşların mevcut en güncel verilere erişmesini zorlaştırıyor. Yapay zekanın en ateşli savunucuları dahi, yapay zekanın yalnızca üzerinde çalıştığı bilgiler kadar iyi olabildiği konusunda uyarıyor. Bu, yapay zeka modellerinin dahili ve harici verilere gerçek zamanlı erişimini sağlamak için şirketlerin çeşitli veri hatlarını, depolama ve sınıflandırma sistemlerini koordine etmeleri gereğini ortaya çıkarıyor. Ancak gerçek görünüm, bu durumun olması gerektiği gibi olmadığına işaret ediyor. Kuruluşların yalnızca %22’si mevcut mimarilerinin yapay zeka iş yüklerinin benzersiz taleplerini tam olarak karşılayabildiğini belirtiyor.

Tedarik zincirinde yapay zeka dönüşümüne nereden başlamalı?

Büyük değer vadeden yapay zeka, tehlikeler de barındırıyor. Zira şirketler bu alana o kadar çok yatırım yapıyor ki başarısız olurlarsa hem daha yoksul hem de daha dayanıksız hale gelebilirler. Economist Impact, “Nereden başlamalı?” sorusuna “temellerden” yanıtını veriyor. Önceliğin, tedarik zincirleri genelinde doğru ve birleşik veri kümelerine gerçek zamanlı erişerek BT ve veri sistemlerini modernize etmek olması gerektiğini söylüyor. Bir diğer öncelik de şirket çapında bir yapay zeka stratejisi geliştirmek olarak öne çıkıyor. Veri altyapısını, uygulamayı, başarı ölçütlerini ve yapay zekanın kötüye kullanım riskine karşı önlemleri de kapsaması gereken bu strateji, yapay zekanın uzun vadede çok daha etkili olma olasılığının önünü açıyor. Rapor, temelde, şirketleri “verimlilik uğruna otomasyon”dan ziyade, akıllı adaptasyona davet ediyor.

BU İÇERİĞİ PAYLAŞ

Bize Ulaşın
logo