TREN

12 KASIM 2025

Yapay zeka ÇSY raporlaması süreçlerini nasıl kolaylaştırabilir?

GettyImages-2193027561.jpg

Özellikle üretken yapay zekanın en umut verici uygulamaları arasında, büyük işletmeler için ÇSY uyumluluğu ve raporlaması yer alıyor. Zira ÇSY verilerine yönelik talep hızla artıyor. Peki üretken yapay zeka, ÇSY raporlamasını nasıl kolaylaştırıyor?

ABD’de yaşanan yönetim değişikliği, iklim merkezli sürdürülebilirlik çabalarını şirketler bazında bir ölçüde sekteye uğrattı. En azından manşetler, bu duruma işaret etti. Küresel paradigmada yaşanan değişiklikler Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) çabalarını sekteye uğratmış gibi görünse de özellikle büyük şirketler bu konunun öneminin hâlâ farkında gibi görünüyor. Zira Deloitte’un ÇSY puanının finansal durumla ilişkisini ortaya koyan çalışması, 10 puan daha yüksek ÇSY puanının 1,2 kat daha yüksek bir işletme değeri / FAVÖK çarpanıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Başka bir deyişle ÇSY süreçlerine gösterilen özen, şirketlerin finansal başarılarına yansıyor.

Daha iyi ÇSY performansı sunmak için yatırım yapmak, işletmeler için değer artışı sağlıyor. Peki, üretken yapay zeka bu süreçleri nasıl iyileştirebilir? Bu soruya yanıt vermeden önce ÇSY faaliyetlerinin geri planda kalmadığını en büyük şirketlere yönelik gözlemler üzerinden tespit eden Harvard Business Review araştırmasına göz atacağız.

ÇSY geri plan

KoçZer çatısı altında 20 yıllık ihale deneyimini yansıtan Promena'nın ESG360 by Promena hizmeti, ÇSY performanslarını iş kaynaklarıyla yönetmek isteyen müşteriler için yapay zeka destekli özellikler de sunuyor. ESG360 by Promena'ya eklenen üretken YZ özellikleri, veri toplama konusundaki yenilikleriyle öne çıkıyor. Bu yapay zeka destekli araç için tedarikçilerin sosyal medya gönderileri, sürdürülebilirlik raporları, basın bültenleri ve dijital ortamda bıraktıkları diğer tüm izler, ÇSY uyumluluğunu denetlemek için bir araya getirilebiliyor. Farklı kaynaklardan gelen veriler, Promena'nın yapay zeka desteğiyle otomatik olarak toplanıyor, analiz ediliyor ve tedarikçilerin ÇSY karnesine bütünsel bir bakış sunuyor.da mı kalıyor?

Harvard Business Review tarafından yürütülen bir çalışma, şirketlerin sürdürülebilirlik ve ÇSY odaklı çabalarını sessiz bir biçimde sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Manşetler aksini iddia etse de şirketlerin küçük bir kısmı taahhütlerini yeniden gözden geçiriyor. Nisan 2024’ten Mayıs 2025’e kadar S&P 100, STOXX Europe ve Fortune 500’deki piyasa değerine göre en büyük 25 şirket de dahil olmak üzere, 75 küresel şirketteki stratejik değişiklikler, şirketlerin yalnızca %13’ünün sürdürülebilirlik çabalarını azalttığını gösteriyor. Gözlemler, şirketlerin %32’sinin stratejilerinin aktif olduğunu, bu konuda yeni hedefler belirlediklerini, yatırımcıların da bu süreçlere katıldığını ortaya koyuyor. Şirketlerin yarısından fazlası ise eski planlarına yönelik taahhütlerini sürdürüyor. HBR, sürdürülebilirlik hedeflerinden topluca bir geri çekilme eğiliminin yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiyor.

ÇSY hâlâ itibar için belirleyici

Thomson Reuters, bugünün iş ortamında, bir şirketin itibarının, kendi taahhütleri ve regülatif zorunlulukların belirlediği ÇSY hedeflerini karşılama becerisiyle giderek daha fazla ilişkili hale geldiğine dikkat çekiyor. Bir şirketin enerji verimliliği, su kullanımı ve atık yönetimi uygulamalarından işgücü politikalarına, ürün güvenlik önlemlerine ve yönetişim ilkelerine dair pek çok konuyu kapsayan ÇSY programları; hissedarlar, tüketiciler, düzenleyiciler, aktivistler ve medya gibi geniş bir kitle tarafından yakından takip ediliyor. Bu durum, şirketlerin vaatlerini ve taahhütlerini karşılama konusundaki sorumluluğu birinci elden üstlenen ÇSY uyum ekipleri, CFO’lar, vergi ve finans uzmanları gibi rollerdeki kişilerin yükünü artırıyor.

ÇSY risklerinin maliyeti artıyor

Kamunun ve medyanın beklentilerinin yanı sıra ÇSY konusundaki düzenleyici gereklilikler de günden güne çoğalıyor. Edie verileri, geçtiğimiz 10 yıl da ÇSY odaklı regülasyonların dünya çapında %155 arttığını gösteriyor. Örneğin Avrupa Birliği, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’in (CSRD) kabul etti. Şirketlerin açıklamakla yükümlü olduğu ÇSY ile ilgili bilgilerin kapsamını ve derinliğini önemli ölçüde genişleten bu direktif, 2026’ya kadar AB’de faaliyet gösteren en küçük şirketler hariç, tüm şirketlerin uyması gereken bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. Başka bir deyişle ÇSY yükümlülüklerine uymamanın getireceği itibar risklerine ek olarak, finansal riskler de ajandalarda ilk sıralara yükseliyor; ÇSY riskleri günden günde daha maliyetli hale geliyor.

ÇSY ilkelerine uyum, veriyle başlıyor

ÇSY taahhütlerine uyum, yüksek miktarda veriyi toplamayı, depolamayı ve analiz etmeyi gerektiriyor. Thomson Reuters’a göre bu verilerin tedarik zinciri boyunca tutarlılığını ve güvenilirliğini sağlamak, birçok şirketin hâlâ sahip olmadığı teknolojik kaynaklara ihtiyaç duyuyor. Özellikle düzenleyici ortamın sıkça değiştiği bir ortamda ve her yeni regülasyona göre yeniden ele alınması gerekliliği, veriyi toplama ve işleme biçimlerini de değiştiriyor. Nitekim üretken yapay zeka, veri toplamada makine öğrenmesinin hızını ve yapay zekanın verileri düzenleme, analiz etme ve bu analizlerden öğrenme becerisiyle birleştirdiği için ÇSY uyumluluğu konusunda ideal bir uygulama olara öne çıkıyor. Zira ÇSY uyumluluk süreçleri genellikle, çoğu kolayca otomatikleştirilebilen bir dizi tekrarlanabilir adımdan oluşuyor. İşte yapay zeka, tam da bu noktada devreye giriyor. Capital Group tarafından yapılan bir araştırmaya göre, şirketlerin %63’ü ÇSY verisini toplamak, analiz etmek ve raporlamak için yapay zekayı halihazırda kullandığını veya kullanmayı planladığını gösteriyor.

Yapay zeka ÇSY uyumluluk süreçlerini nasıl kolaylaştırıyor?

Bir şirketin ÇSY süreci konusunda eğitilen üretken yapay zeka destekli bir ÇSY uyumluluk aracı, temel işlevleri hızlandırarak ve uyumluluk sürecindeki çeşitli adımları otomatik olarak yürüterek zaman ve kaynak yönetiminde verimlilik sağlayabiliyor. Normal koşullarda uluslararası bir tedarik zincirindeki tedarikçiler hakkında ÇSY ile ilgili veri toplama bir yıldan fazla sürebilirken, üretken YZ destekli bir yazılım aynı görevi bu sürenin dörtte birinden daha kısa sürede tamamlayabiliyor.

Üretken yapay zekanın faydaları, veri toplamanın yanı sıra raporlama sürecinde de ortaya çıkıyor. Üretken yapay zeka, denetim raporlarını hazırlama, müşteri veri taleplerine yanıt verme, ÇSY sertifikalarını yönetme ve BT ile finans gibi diğer iş fonksiyonlarından gelen ÇSY veri taleplerine yanıt verme gibi görevlerde de yardımcı olabiliyor.

Üretken yapay zeka, hedeflere uyum konusunda da rol oynayabiliyor. Gelişmiş veri analizi ve öngörücü modelleme gibi üretken yapay zeka yetenekleri, bir şirketin ÇSY ölçütlerini ve hedeflerini anlayıp, bunları mevcut durumla kıyaslayarak, şirketin ÇSY profillerini anlamalarına ve iyileştirmesi gereken alanları belirlemelerine yardımcı olabiliyor.

ESG360 by Promena’nın yapay zeka destekli özellikleri

KoçZer çatısı altında 20 yıllık ihale deneyimini yansıtan Promena'nın ESG360 by Promena hizmeti, ÇSY performanslarını iş kaynaklarıyla yönetmek isteyen müşteriler için yapay zeka destekli özellikler de sunuyor. ESG360 by Promena'ya eklenen üretken YZ özellikleri, veri toplama konusundaki yenilikleriyle öne çıkıyor. Bu yapay zeka destekli araç için tedarikçilerin sosyal medya gönderileri, sürdürülebilirlik raporları, basın bültenleri ve dijital ortamda bıraktıkları diğer tüm izler, ÇSY uyumluluğunu denetlemek için bir araya getirilebiliyor. Farklı kaynaklardan gelen veriler, Promena'nın yapay zeka desteğiyle otomatik olarak toplanıyor, analiz ediliyor ve tedarikçilerin ÇSY karnesine bütünsel bir bakış sunuyor.

BU İÇERİĞİ PAYLAŞ

Bize Ulaşın
logo